Sitemli Mesajlar

Sayfa İçeriği: Dosta Sitemli Mesajlar, Sitemli Mesajlar Kısa, Sevgiliye Sitemli Mesajlar, Hayata Sitem Mesajları, Sitemli Mesajlar Mevlana, Duygusal Sitem Mesajları, Arkadaşa Sitemli Mesajlar

Güzel sözler hazırladığımız sitemizde sizlere şimdide sevgililere ya da dostlara arkadaşlara söylenecek sitemli mesajlar sayfası hazırladık. Bu sitemli mesajları faceden ya da twitterdan paylaşabilirsiniz.

Manşet: Unutmayacağım! Sana en çok ihtiyacım olduğu anda, beni görmezden gelişini.

Özledim diyorsun mektubunda. Sadece kuru bir özledim mi yazdı yanık yüreğin.

Susmak yorucu bir lisan… Ama taştan soğuk gözlerine anlam yüklemeye gücüm kalmadı artık.

Çünkü aşk, yaralıyken asla bulamayacağınız garip bir kan grubudur.

Benden seni seviyorum dememi bekleme sevgili. Biz de zikir sessiz çekilir.

Gözlerimin içindeki ülkemsin. Her sokağın ayrı bir devrim.

Hayatım desen ömrüm uzardı, şimdi dilime adın değse midem bulanıyor.

Sen susunca çok yoruluyorum! Acaba neyi anlatmıyorsun.

Aşk uyudu ranzalarda, düşler eskidi gitti. lslığıma gömüyorum kalbimdeki sözleri.

Mutluluktan hiç ağlamadım ama sinirden güldüğüm çok oldu.

Ben yalnızca sevdiklerimden korkarım. Çünkü beni sadece onlar incitebilir.

Bütün insanları sevebilirdim, sevmeye senden başlamasaydım.

Kahretsin ki; dinlediğim her şarkıda seni anımsatan, ya gözlerin, ya ihanetin var.

Biz kimseyi incitmeden, kimse bizi incitmeden yaşayamaz mıydık?

Çok gördük dışı doublex, içi bodrum katı aşkları. Ben müstakil yalnızlığımla mutluyum.

Düşünsene bir gün beni soruyorsun, aldığın cevap başın sağ olsun.

Ya sevmelisin adam gibi rol yapmadan, ya da gitmelisin bu şehir bir intihara sahne olmadan.

Bir gece yarısı uyanıp “oh be rüyaymış” diyebilseydim keşke gidişine.

Susmak yaksa da içimi, hiç karartmadım yüreğimi. Keşkelerim var belki ama üzmedim kimseyi.

Ben renklerin en siyahını hak ettim mi. O kadar beyaz severken seni.

Ben ne kadar zilzurna sarhoş olsam da yaşadıklarımdan çıkarken hesabı ödeyecek kadar ayığım.

Ben senin gözlerinde ölülerin bile şahit olamayacağı cenneti gördüm.

Herkesin bir son baharı vardır; kiminin yaşamadan yaş’landığı… Kiminin yaş’lanmadan yaşadığı…

Bugüne kadar hiç akıllıca bir şey yapmadım, seni bile deli gibi sevdim.

Sen aslında gitmedin öyle değil mi? Eskisi gibiyiz hala, hala çocuklar gibi; her şey şakacıktan.

Senin için değildi yaptığım onca şey, sadece sen zannettiğim kişi içindi.

Sana o kadar kırgınım ki, seni bin parçaya bölsem yetmez. Ama kaybolacak bir parçanada gönlüm elvermez…

Yağmur taneleri gibiydik seninle bulutların arasından düşerken kaybetmiştik aslında birbirimizi!

Gün gelir beni unutursan beni hiç sevmemişsindir ama gün gelir beni hatırlarsan beni hep sevmişindir.

Eş olan, aşka eştir. “Eş” değer, nefesten ötedir. Ötemde özüm var, özüm nefesin ötesinden ötedir.

Unutmak gerekiyormuş unutulma pahasına, zaman değilmiş gideni getiren, aslında zamanmış var olanı götüren.

Öğretmenim, alfabeyi say, dedi. Saydım. Derin bir bakış attı bana. O nerde, dedi. ‘o’ artık ‘ö’ldü öğretmenim.

Seçtiğin yolda sana mutluluklar diliyorum. Unutmak alışmaktır. Unutursun demiyorum. Ama alışacaksın biliyorum.

Ne sesin gelir oldu kulağıma ne hayalin gelir oldu gözlerime, sadece bir başıma kaldım yalnızım ve sensizim…

Ne üzgünüm, ne de kırgınım. Yorgunum sadece. Kendime bile tahammül edemezken, nasıl katlanayım kendini bilmezlere.

Yağmura yakalanırsan, benden kaçtığın gibi yağmurdan kaç. Çünkü bulutların arkasında aşkı için ağlayan benim.

Ey gönül! Şimdi sorarım sana, hangi aşk daha büyüktür? Anlatılarak “dile” düşen mi? Anlatılmayıp “yürek” deşen mi?

Bana geleceksen her şeyinle benim olarak gel. Bir emanet gibi geldikten sonra, yanımda olmanın ne anlamı kalır ki…

Sana öyle bir yar olurum ki, bana bin defa aşık olursun. Senden öyle bir ayrılırım ki kendini bin defa gömülmüş bulursun.

Kuşlara benzer kelimeler, odana dolarlar bir akşam. Nereden gelirler bilinmez. Kâh çığlık çığlığadırlar, kâh sesleri işitilmez.

Sesini duyabilme umuduyla yaşadığım hayat yüzünü göremediğim için çekilmez olsa da sesini duyabildiğim için yaşamaya değer.

Al sana gökkuşağı, saçına takarsın. Al sana bulut, gözyaşını atarsın. Al sana kalbim, sorun değil sıkılırsan kurşun sıkarsın.

Rengârenk hayatımın karanlığa dönüşü oldun, gülen gözlerimin yaşı oldun, senin için atan bu kalbin, seni unutmasına neden oldun.

Hani bırakmayacaktın ellerimi, hani gülecektik her acıya birlikte ey sevgili, şimdi kollarım boş soğuk ve sessizim sensiz…

Öfkeni yapraklara yaz sonbaharda dökülsün, derdini rüzgâra yaz estikçe uzaklara götürsün, sevgimi kalbine yaz, öldüğünde seninle gömülsün.

İnsanlar tanıdım yıldızlar gibiydi, hepsi parlıyordu, hepsi gökteydi. Ama ben seni, güneşi seçtim, bir güneş için bin yıldızdan vazgeçtim.

İşte böyle canım benim galiba kayıp, cennet için cehennemde şafak sayıp, geçiyor günlerim ertesine ertelenik, ruhumdan yüzüme donuk bir mimik…

Bir zamanlar ardından bakar ağlardım şimdi dönüp ardıma bile bakmam. Bir zamanlar uğruna dünyaları yakardım şimdi şerefsizim kibrit bile çakmam!

Zincir vurdum yaralı kalbime artık ne severim ne de sevilmek için bir çaba gösteririm, mühür vurdum gözlerime artık ne bakarım ne de bir can yakarım!

İki kıyı gibiyiz. Bizi ayıran deniz aslında tek bağımız. Senin üstünden geçen bulut, benim yağmurum. İki kıyıyız hep, biraz uzak ama sonsuza dek bir arada.

Bir hatırım olsaydı sende, halimi sorar arardın, bir değerim olsaydı gözünde belki bir mesaj atardın, eğer bende değerin olmasaydı bende senin gibi yapardım.

Bana bir kere susma hakkı verseydin sana neler söylemeyecektim. Oysa sen hep payına susmaları aldın. Bana ise hep sensizliğin ezeceği vakitlerle savaşmak kaldı.

Sesimi duymamak için direnen kulaklar bari gönlümü dinlesin. Ben susmalıyım ki tüm zor cümleler gönlümü dinleyenlere kalsın. Dilimle pekguzelsozler.com konuşmak canımı çok acıttı.

Gül filizlendiği günden itibaren güneşe âşıktır. Her ne kadar güneş her gece ayın görkemine kanıp gülü bıraksa da gül binlerce yıldıza kanıp güneşi aldatmazmış.

Ey gönlümün sessiz sahibi… Ey gönlümün imkânsız sevdası… Ey vazgeçilmezim ama bir türlü kavuşamadığım yar… Hadi gel de hasretim dinsin. Yüreğimin gözyaşları silinsin… Geceme huzur, kalbime mutluluk ver.

Beklemek, şimdi hiç duymayan birine, dünyanın en güzel şarkısını söylemek kadar anlamsız. Peki ya umut? Umut, şimdi hiç görmeyen birine, gök kuşağını anlatmak kadar zor ve imkânsız.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir